İkbari
Thursday, 12 March 2026
Breaking

Geri Dönüş Tüzüğü: "Avrupa Parlamentosu'nda Tartışılanlar Teknik Bir Reform Değil, Siyasi ve Ahlaki Bir Dönüşümdür"

Yeşil Parti Milletvekili, Avrupa Birliği'ndeki aşırı sağcı f

Geri Dönüş Tüzüğü: "Avrupa Parlamentosu'nda Tartışılanlar Teknik Bir Reform Değil, Siyasi ve Ahlaki Bir Dönüşümdür"
7DAYES
7 hours ago
10

Avrupa Birliği - Ekhbary Haber Ajansı

Geri Dönüş Tüzüğü: "Avrupa Parlamentosu'nda Tartışılanlar Teknik Bir Reform Değil, Siyasi ve Ahlaki Bir Dönüşümdür"

Avrupa Birliği'nde yasa dışı olarak ikamet eden kişilerin geri gönderilmesi için ortak bir sistem oluşturmayı amaçlayan "Geri Dönüş" tüzüğü etrafındaki uzlaşma, aşırı sağ ideolojilerle olan algılanan uyumu nedeniyle sert eleştirilere neden oluyor. Yeşil Parti Avrupa Parlamentosu Milletvekili Mélissa Camara, Le Monde gazetesinde yayımlanan görüş yazısında, bu anlaşmanın yalnızca teknik bir ayarlama değil, AB kurumlarının kalbinde aşırı sağcı fikirlerin tehlikeli bir normalleşmesine işaret eden derin bir siyasi ve ahlaki değişim olduğunu savunuyor.

Camara, Avrupa siyasetinin, aşırı sağın etkisinin arttığı ve sorunlu ideolojisinin politika tartışmalarına sızdığı kritik bir dönüm noktasında olduğunu düşünüyor. AB'de yasa dışı olarak bulunan üçüncü ülke vatandaşlarının geri gönderilmesi için uyumlu bir çerçeve oluşturmayı amaçlayan 9 Mart'taki "Geri Dönüş" tüzüğü oylamasına işaret ediyor. Ancak, parlamenter uzlaşmaların yüzeyinin altında, Avrupa kurumları içinde aşırı sağın yıllardır savunduğu fikirlerin normalleşmesi gibi derinden endişe verici bir evrim şekilleniyor. Bunlar arasında Avrupa dışına yerleştirilecek düzensiz göçmenler için gözaltı merkezleri oluşturulması, göçle ilgili nedenlerle çocukların gözaltına alınması ve AB sınırlarından binlerce kilometre uzaktaki uzak konumlara geri dönüş ve iltica işlem prosedürlerinin daha da dışa kaydırılması yer alıyor; böylece Avrupa sorumluluğu dışa aktarılıyor.

Camara'nın eleştirisinin özü, Avrupa Parlamentosu'nda devam eden tartışmaların teknik reformun ötesine geçtiğidir. Bunların temel bir siyasi ve ahlaki yeniden yönlendirme temsil ettiğini iddia ediyor. Uzun süre boyunca, merkez ve muhafazakar partiler aşırı sağa karşı bir savunma hattı olarak konumlandı. Ancak, aşırı sağın temalarını, dilini ve politika saplantılarını giderek daha fazla benimseyerek ve bunları kamu politikalarına entegre ederek, bu koruyucu bariyer parçalandı. Bir zamanlar kabul edilemez olarak görülen şey, yavaş yavaş normalleşti. Camara, Avrupa tarihinden net bir ders çıkarıyor: korku kamu politikalarının itici gücü haline geldiğinde, temel haklar kaçınılmaz olarak ilk aşınanlar olur.

Avrupa projesinin temeli tam tersi bir vaat üzerine kurulmuştu. 20. yüzyılın felaketlerinden çıkan Avrupa, basit ama güçlü bir fikir üzerine yeniden inşa etmeye çalıştı: insan onuru, kamu eyleminin merkezinde olmalı. Bugün bu vaat sallanıyor gibi görünüyor. Camara, 9 Mart'ta oylanacak olan liberal, muhafazakar ve aşırı sağ grupların izlediği yöne ilişkin sorular soruyor. Onların yaklaşımının, idari nedenlerle çocukları gözaltına almanın kabul edilebilir olduğunu, insan haklarının saygı görmediği Avrupa toprakları dışındaki gözaltı merkezlerine bireyler göndermenin normal olduğunu ve giderek daha güçlü sınır dışı etme mekanizmaları inşa etmenin yol olduğunu öne sürdüğünü vurguluyor. Bu evrim, Avrupa Birliği'nin kimliği ve değerleri hakkında temel bir soru ortaya koyuyor.

"Geri Dönüş" tüzüğü etrafındaki tartışma, güvenlik zorunlulukları ile temel hakların korunması arasındaki artan gerilimi ortaya koyuyor. AB, göç akışlarını daha etkili bir şekilde yönetmeye çalışırken, Avrupa'nın uzun süredir övündüğü hümanist ilkelerin daha kısıtlayıcı ve baskıcı politikaların kurbanı olma riski büyük. Mélissa Camara'nın uyarıları, Avrupa inşasının insan onuruna saygı ve temel hakların savunulmasına sıkı sıkıya bağlı kalması gerektiği, aksi takdirde orijinal projesine ihanet etme riskiyle karşı karşıya kalacağı hatırlatmasıyla bir dikkat çağrısı niteliğinde.

Etiketler: # Geri Dönüş tüzüğü # Avrupa Parlamentosu # aşırı sağ # göç # insan hakları # AB politikası # Mélissa Camara # Le Monde # gözaltı merkezleri # iltica