Ekhbary
Sunday, 01 February 2026
Breaking

Japon İş Dünyası Liderleri Hükümete Zayıf Yen Kuruna Karşı Daha Fazla Adım Atma Çağrısı Yapıyor

İthalat Maliyetlerini Artıran ve Ücret Artışlarını Kısıtlaya

Japon İş Dünyası Liderleri Hükümete Zayıf Yen Kuruna Karşı Daha Fazla Adım Atma Çağrısı Yapıyor
Ekhbary Editor
1 day ago
84

Japonya - Ekhbary Haber Ajansı

Japon İş Dünyası Liderleri Hükümete Zayıf Yen Kuruna Karşı Daha Fazla Adım Atma Çağrısı Yapıyor

Japonya'nın önde gelen iş dünyası liderleri, ülkenin ekonomik istikrarı ve büyüme potansiyeli üzerinde artan bir baskı oluşturan zayıf yen kuruna karşı hükümetin daha kararlı adımlar atması gerektiği yönünde güçlü bir çağrıda bulundu. Bu çağrı, Japonya ekonomisinin temel direklerinden olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) artan ithalat maliyetleri ve sınırlı ücret artışı imkanları nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Uzmanlar ve iş dünyası temsilcileri, mevcut durumun yalnızca şirketlerin karlılığını değil, aynı zamanda hanehalkının satın alma gücünü ve ülkenin genel rekabet gücünü de olumsuz etkilediği konusunda hemfikir.

Yen'in son dönemdeki değer kaybı, büyük ölçüde Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) ultra gevşek para politikasını sürdürmesi ve küresel faiz oranlarındaki, özellikle de ABD Merkez Bankası'nın (FED) sıkılaşmacı duruşunun neden olduğu faiz farkından kaynaklanıyor. Bu durum, yatırımcıların daha yüksek getiri arayışıyla sermayeyi Japonya dışına yönlendirmesine ve yenin dolar karşısında önemli ölçüde değer kaybetmesine yol açtı. Japonya'nın ekonomik stratejisi, uzun süreli deflasyonla mücadele etmek ve sürdürülebilir yüzde 2'lik enflasyon hedefine ulaşmak üzerine kurulu olsa da, zayıf yenin yan etkileri bu hedefe ulaşma yolunda beklenmedik engeller yaratıyor.

KOBİ'ler Üzerindeki Yük ve İthalat Bağımlılığı

Japon ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'ler, zayıf yenden en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Japonya, enerji, gıda ve birçok hammadde konusunda büyük ölçüde ithalata bağımlı bir ülke. Yen'in değer kaybetmesi, bu temel ithalat kalemlerinin maliyetini doğrudan artırarak KOBİ'lerin üretim maliyetlerini yükseltiyor. Örneğin, imalat sektöründeki küçük firmalar, yurt dışından temin ettikleri makine parçaları ve hammaddeler için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor. Gıda sektöründeki işletmeler ise, ithal gıda ürünlerinin fiyat artışlarını doğrudan tüketicilere yansıtmakta zorlanıyor ya da kar marjlarını ciddi şekilde düşürmek zorunda kalıyor.

Japonya Ticaret Odası Başkanı Ken Kobayashi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, yenin aşırı zayıflamasının şirketler üzerinde 'çok ağır bir yük' oluşturduğunu ve hükümetin bu konuda 'daha fazla önlem alması gerektiğini' vurguladı. Kobayashi, özellikle ithalat maliyetlerindeki artışın, KOBİ'lerin rekabet gücünü zayıflattığını ve hatta bazı firmaların faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını belirtti. Bu durum, sadece işletmelerin finansal sağlığını değil, aynı zamanda istihdamı ve yerel ekonomileri de tehdit ediyor.

Ücret Artışları ve Hanehalkı Refahı

Zayıf yenin bir diğer kritik etkisi ise ücret artışları üzerindeki kısıtlayıcı rolü. Japon hükümeti ve Merkez Bankası, sürdürülebilir enflasyonu desteklemek ve ekonomik büyümeyi canlandırmak amacıyla şirketlerin ücretleri artırmasını teşvik ediyor. Ancak ithalat maliyetlerindeki artış, birçok firmanın kar marjlarını daraltarak ücret artışları için yeterli alanı bırakmıyor. Özellikle KOBİ'ler, büyük şirketlere kıyasla daha sınırlı finansal kaynaklara sahip olduklarından, artan maliyetleri absorbe etmekte ve çalışanlarına rekabetçi ücretler sunmakta daha fazla zorlanıyor.

Bu durum, Japonya'nın 'erdemli döngü' olarak adlandırdığı, yani ücret artışlarının tüketimi canlandırması ve bunun da enflasyonu beslemesi döngüsünü sekteye uğratıyor. Ücretlerin enflasyonun gerisinde kalması, hanehalkının reel satın alma gücünü düşürerek tüketim harcamalarını kısıtlıyor. Bu da, hükümetin uzun süredir mücadele ettiği deflasyonist zihniyetten tamamen kurtulma çabalarını zorlaştırıyor. Japonya Sendikalar Konfederasyonu (Rengo) tarafından yapılan bir anket, birçok çalışanın artan yaşam maliyetleri karşısında ücret artışlarının yetersiz kaldığını düşündüğünü ortaya koydu.

Hükümetin ve BOJ'un Dengeli Yaklaşımı

Japon hükümeti ve Merkez Bankası, yenin değer kaybına karşı dikkatli bir denge politikası izliyor. Bir yandan, zayıf yen ihracatçı firmalar için avantaj sağlayarak karlılıklarını artırabilir ve Japon ürünlerinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü yükseltebilir. Bu durum, Japonya'nın büyük uluslararası şirketleri için olumlu bir etki yaratabilir. Ancak diğer yandan, aşırı zayıf bir yenin ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu körüklemesi ve hanehalkının yaşam standardını düşürmesi riski bulunuyor.

BOJ Başkanı Kazuo Ueda, para politikasını normalleştirme konusunda temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Banka, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2 hedefine ulaştığından ve bu hedefin ücret artışlarıyla desteklendiğinden emin olmak istiyor. Ancak piyasalar, BOJ'un faiz artırımlarına ne zaman ve ne ölçüde başlayacağı konusunda belirsizliğini koruyor. Hükümet yetkilileri ise, döviz piyasalarındaki 'aşırı ve spekülatif' hareketlere karşı gerekli önlemleri alabilecekleri yönünde sözlü uyarılarda bulunsa da, doğrudan müdahale konusunda henüz somut bir adım atmış değil. Bu durum, iş dünyası liderlerinin sabrını zorluyor.

Gelecek Senaryoları ve Beklentiler

Ekonomistler, yenin gelecekteki seyrine ilişkin farklı senaryolar ortaya koyuyor. Bazıları, FED'in faiz artırımlarına ara vermesi veya faiz indirimlerine başlaması durumunda yenin bir miktar toparlanabileceğini öngörüyor. Ancak, BOJ'un gevşek para politikasını sürdürmesi halinde, yenin kısa vadede baskı altında kalmaya devam etmesi muhtemel. Küresel enerji fiyatları ve tedarik zinciri sorunları gibi dış faktörler de yenin değerini etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Hükümetin, KOBİ'lere yönelik sübvansiyonlar, vergi indirimleri veya düşük faizli krediler gibi mali destek paketleri sunarak zayıf yenin olumsuz etkilerini hafifletmeye çalışması bekleniyor. Ayrıca, Japonya'nın enerji bağımlılığını azaltacak ve yerel üretimi artıracak uzun vadeli stratejiler de önem arz ediyor. Ancak iş dünyası, bu önlemlerin yeterli olup olmayacağı konusunda endişeli. İş dünyası liderleri, hükümetin ve BOJ'un daha şeffaf bir iletişim stratejisi izlemesini ve döviz kuru politikalarına ilişkin net bir yol haritası sunmasını talep ediyor.

Sonuç olarak, Japonya, zayıf yenin yarattığı karmaşık ekonomik zorluklarla karşı karşıya. İş dünyası liderlerinin hükümete yönelik çağrıları, bu sorunun aciliyetini ve geniş kapsamlı etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hükümetin ve Merkez Bankası'nın, enflasyon hedeflerini korurken, işletmelerin ve hanehalkının üzerindeki yükü hafifletecek dengeleme stratejileri geliştirmesi, Japon ekonomisinin geleceği için kritik önem taşıyor.