艾赫巴里
Sunday, 01 February 2026
Breaking

Adalet Bakanlığı Epstein Belgelerinin Daha Fazla Sayfasını Yayınladı

Yeni yayınlanan milyonlarca sayfa belge, Jeffrey Epstein'ın

Adalet Bakanlığı Epstein Belgelerinin Daha Fazla Sayfasını Yayınladı
Ekhbary Editor
1 day ago
74

ABD - Ekhbary Haber Ajansı

Adalet Bakanlığı Epstein Belgelerinin Daha Fazla Sayfasını Yayınladı

Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein ile ilgili soruşturma dosyalarından 3 milyon sayfadan fazla ek belgeyi kamuoyuna açıkladığını duyurdu. Bu önemli yayın, Epstein'ın karıştığı ve geniş yankı uyandıran cinsel istismar ve insan kaçakçılığı skandallarına ilişkin şeffaflık taleplerini yeniden gündeme getirdi. Bazı Demokrat siyasetçiler ise, yasal gereklilikler doğrultusunda tüm belgelerin kamuoyuna açıklanıp açıklanmadığı konusunda şüphelerini dile getirdi.

Adalet Bakanlığı'nın bu son hamlesi, Cuma günü yapılan bir açıklama ile duyuruldu. Bakan Yardımcısı Todd Blanche, bakanlığın 3 milyondan fazla sayfa belge, 2.000'den fazla video ve 180.000 görseli kamuoyuna sunduğunu belirtti. Bu belgeler, Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) web sitesine yüklendi. Bu yayınlanan dosyalar, Aralık ayında yapılan ilk belge açıklamasından geri tutulan milyonlarca sayfa kaydın bir kısmını içeriyor. Bu, Epstein'ın karıştığı suç ağının ne kadar geniş ve karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bir basın toplantısında açıklamalarda bulunan Blanche, “Bugünkü yayın, Amerikan halkına şeffaflığı sağlamak ve yasaya uyumu temin etmek amacıyla çok kapsamlı bir belge tanımlama ve inceleme sürecinin sonunu işaret ediyor” dedi. Blanche'ın atıfta bulunduğu “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası”, hükümetin, soruşturmayla ilgili tüm belgeleri kamuoyuna açıklamasını zorunlu kılıyor. Bu yasa, kamuoyunun bu tür hassas konularda bilgilendirilmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması açısından kritik bir öneme sahip.

Bu belgelerin yayınlanma süreci, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçmişteki tutumu göz önüne alındığında daha da anlam kazanıyor. Trump, başkanlığı döneminde Epstein ile ilgili federal hükümet belgelerinin açıklanmasına uzun süre direnmişti. Bilindiği üzere Trump, 1990'lar ve 2000'lerde Epstein ile yakın bir arkadaşlığa sahipti. Ancak, Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası Kongre'nin her iki kanadından da neredeyse oybirliğiyle geçtiğinde Trump bu duruma boyun eğmek zorunda kaldı. Bu durum, yasal süreçlerin ve kamuoyu baskısının, en üst düzeydeki siyasi dirençleri bile aşabileceğini gösteriyor.

Yayınlanan yeni belgeler arasında dikkat çekici detaylar da bulunuyor. ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in, finansörle ilişkisini kopardığını söylediği yıllardan sonra Epstein'ın özel adasında bir öğle yemeği planladığına dair bilgiler yer alıyor. Lutnick ve Epstein'ın daha önce komşu oldukları da belirtiliyor. Epstein'ın cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarının merkezi olarak bildirilen “Little Saint James” adası, bu tür gizli buluşmaların ve faaliyetlerin merkezi olarak biliniyordu. Bu detaylar, Epstein'ın çevresindeki güçlü isimlerin onunla olan ilişkilerini ve bu ilişkilerin potansiyel sonuçlarını sorgulatıyor.

Bazı Kongre Demokratları ise, Cuma günü yayınlanan belgelerin toplanan dosyaların yalnızca yarısı kadar olduğunu savunuyor. Kaliforniya'yı Temsil Eden Demokrat Temsilci Ro Khanna, “DOJ, 6 milyondan fazla potansiyel olarak ilgili sayfa belirlediğini, ancak inceleme ve sansür sonrası yalnızca yaklaşık 3,5 milyon sayfa yayınladığını söyledi” açıklamasında bulundu. Khanna, aynı zamanda Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'nın ortak sponsorlarından biriydi. Bu durum, bakanlığın açıklamasının tam bir şeffaflık sağlamadığına dair endişeleri artırıyor.

Khanna, bu konudaki endişelerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu dosyaların yayınlanmaması, olaya karışan güçlü bireyleri örtbas etmekte ve kurumlarımıza olan kamu güvenini zedelemektedir.” Bu ifadeler, siyasi figürlerin Epstein skandalındaki rollerinin tam olarak aydınlatılması gerektiği yönündeki güçlü bir talebi yansıtıyor. Demokratlar, bakanlığın tam bir şeffaflık ilkesine bağlı kalmasını ve tüm ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaşmasını istiyor. Bu, hem adalet sistemine olan güvenin yeniden tesis edilmesi hem de gelecekte benzer suçların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Epstein skandalı, sadece ABD'deki değil, uluslararası düzeydeki birçok güçlü ve zengin ismi de içine alan karmaşık bir ağa işaret ediyor. Belgelerin sürekli olarak kamuoyuna açıklanması, bu ağın tam olarak çözülmesine ve sorumluların hesap vermesine yardımcı olabilir. Adalet Bakanlığı'nın bu yöndeki adımları, kamuoyunun beklentilerini ne ölçüde karşılayacağı ve ne kadar şeffaf olacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Bu tür belgelerin incelenmesi ve yayınlanması, sadece geçmişte işlenmiş suçların aydınlatılmasına değil, aynı zamanda gelecekteki olası suiistimalleri önlemek için de önemli dersler çıkarılmasına olanak tanıyor.

Epstein'ın suç faaliyetlerinin kapsamı ve onunla bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin profilleri, toplumun belirli kesimlerinde derin bir rahatsızlık yaratmış durumda. Bu belgelerin tam olarak incelenip, üzerlerindeki gizlilik perdesinin kaldırılması, mağdurlara bir nebze olsun adalet sağlama potansiyeli taşıyor. Ayrıca, bu tür suçların işlenmesinde rol oynayan veya göz yuman sistemik zayıflıkların da ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilir. Adalet Bakanlığı'nın bu süreçteki kararlılığı ve şeffaflığı, Amerikan adalet sisteminin güvenilirliği açısından da kritik bir test niteliği taşıyor.

Howard Lutnick gibi isimlerin Epstein ile olan bağlantılarının detayları, kamuoyunda büyük bir merak uyandırmış durumda. Lutnick'in Epstein'ın adasında yemek planladığına dair iddialar, ilişkilerin ne kadar derin ve karmaşık olabileceğini gösteriyor. Epstein'ın suç faaliyetlerinin yoğunlaştığı dönemlerde bile, bu tür sosyal ve iş bağlantılarının devam etmiş olması, etik ve hukuki soruları da beraberinde getiriyor. Bu belgeler, bu sorulara yanıt arayışında önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Ro Khanna gibi yasa tasarısını destekleyenlerin dile getirdiği endişeler, Adalet Bakanlığı'nın tam bir şeffaflık ilkesinden uzaklaştığı yönünde. Demokratların talebi, bakanlığın sadece yasal olarak zorunlu olanları değil, aynı zamanda kamuoyunun vicdanını rahatlatacak ve gerçeği tam olarak ortaya çıkaracak tüm bilgileri paylaşması yönünde. Bu, aynı zamanda güçlü bireylerin yargıdan kaçmasını önleme ve hukukun üstünlüğünü pekiştirme amacı taşıyor.

Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'nın amacı, bu tür skandalların örtbas edilmesini engellemek ve kamuoyunu bilgilendirmektir. Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı ek belgeler, bu amaca hizmet etme potansiyeli taşıyor olsa da, bazı kesimler tarafından yeterli bulunmuyor. Bu durum, yasanın uygulanması ve denetlenmesi konusunda daha sıkı mekanizmalara ihtiyaç duyulduğu fikrini akla getiriyor. Kamuoyunun bu konudaki beklentisi, sürecin tam bir şeffaflık ve adaletle sonuçlanması yönünde. Adalet Bakanlığı'nın bundan sonraki adımları, bu beklentileri karşılama kapasitesini gösterecek.

Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı'nın Epstein dosyalarına ilişkin yayınladığı ek belgeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Bu belgeler, hem Epstein'ın suç ağının derinliğini ve karmaşıklığını ortaya koyuyor hem de ABD'deki siyasi ve iş dünyasındaki bazı güçlü isimlerle olan bağlantılarını aydınlatıyor. Ancak, belgelerin tamamının yayınlanmadığına dair endişeler, şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki tartışmaları canlı tutuyor. Demokrat siyasetçilerin ve sivil toplum kuruluşlarının baskısı, sürecin tam bir adalet ve şeffaflıkla sonuçlanması için kritik önem taşıyor.