Ekhbary
Monday, 02 February 2026
Breaking

Ukrayna-Rusya Savaşı: Diplomasi Çabaları Arasında Gerilim Tırmanıyor, Kiev'den Sert Mesajlar

Zelenskyy, Trump'ın ateşkes çağrısını şüpheyle karşılarken,

Ukrayna-Rusya Savaşı: Diplomasi Çabaları Arasında Gerilim Tırmanıyor, Kiev'den Sert Mesajlar
Ekhbary Editor
1 day ago
101

Türkiye - Ekhbary Haber Ajansı

Ukrayna-Rusya Savaşı: Diplomasi Çabaları Arasında Gerilim Tırmanıyor, Kiev'den Sert Mesajlar

Ukrayna ve Rusya arasındaki çatışma, hem cephede hem de diplomatik arenada yoğunluğunu koruyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy, ABD'nin eski başkanı Donald Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yönelik bir haftalık saldırı durdurma çağrısını memnuniyetle karşılamakla birlikte, bu girişime karşı derin bir şüphecilik sergiledi. Zelenskyy, bu adımı 'gerçek bir anlaşma' olarak görmediğini belirterek, Rusya'nın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurması halinde Ukrayna'nın da aynı şekilde karşılık vereceğini ifade etti. Bu açıklama, olası bir ateşkesin ancak karşılıklı ve somut adımlarla hayata geçebileceğine dair Kiev'in net duruşunu ortaya koyuyor. Özellikle kış aylarında enerji altyapısına yapılan saldırılar, Ukrayna halkı için hayati bir sorun teşkil ederken, bu tür bir 'enerji ateşkese' yönelik şüphecilik, geçmiş deneyimlerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Diplomatik cephede ise hareketlilik dikkat çekiyor. Rusya Devlet Başkanı Putin'in özel temsilcisi Kirill Dmitriev'in, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileriyle görüşmek üzere Miami'ye gitmesi bekleniyor. Bu potansiyel temaslar, ABD'deki başkanlık seçimleri öncesinde Rusya'nın uluslararası ilişkilerdeki konumunu yeniden şekillendirme çabalarının bir parçası olarak yorumlanabilir. Öte yandan, Zelenskyy'nin Abu Dabi'de planlanan bir zirvenin İran'daki gelişmeler nedeniyle ertelenebileceğine dair açıklamaları, bölgesel dinamiklerin küresel diplomasi üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Bu durum, Ukrayna'daki çatışmanın çok katmanlı ve karmaşık uluslararası ilişkiler ağı içinde ele alındığını bir kez daha gösteriyor.

Ukrayna'nın uluslararası ortaklarından da önemli destekler gelmeye devam ediyor. Estonya hükümeti, Ukrayna'daki insani krize destek olmak amacıyla 400.000 avroluk yeni bir yardım paketi ayırdığını duyurdu. Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, bu fonların Kiev'deki yerleşim bölgelerinde yaşlılar ve gençlere sıcak yemek ve barınma imkanı sağlayacak üç mobil merkez kurmak, tahliye ve ulaşım merkezlerini jeneratör ve yakıt rezervleriyle desteklemek ve Ukrayna Sivil Savunma Teşkilatı için kış acil durum noktalarına ekipman sağlamak için kullanılacağını belirtti. Tsahkna'nın, Putin'in 'soğuğu ve karanlığı Ukrayna halkına karşı bir silah olarak kullandığı' yönündeki sert ifadeleri, Avrupa ülkelerine Kiev'i daha güçlü bir şekilde destekleme çağrısını da içeriyor. Benzer şekilde, Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) bir mektup göndererek, Ukrayna'nın sivil ve enerji altyapısına yönelik saldırılardan sorumlu Rus yetkililer hakkında tutuklama emri çıkarılmasını talep etti. Budrys, bu 'sistematik saldırıları' Ukrayna halkını fiziksel olarak yok etme 'kasıtlı iradesi' olarak nitelendirdi. Bu adımlar, Rusya'nın uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiği yönündeki uluslararası baskıyı artırmayı hedefliyor.

Savaşın taktiksel boyutunda ise Ukrayna'nın hava savunma kapasitesini güçlendirme çabaları öne çıkıyor. Zelenskyy, kısa menzilli drone karşıtı hava savunmasının ilerlemesine yönelik 'yüksek öncelikli' bir toplantı düzenlediğini ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri içindeki bu bileşenin önemli ölçüde güçlendirildiğini bildirdi. Özellikle Herson, Nikopol ve Sumy bölgesindeki sınır topluluklarında Rus drone saldırılarına karşı korumanın artırılması gerektiğinin altını çizen Zelenskyy, Rusya'nın sivillere karşı 'sürekli bir safari' başlattığını ifade etti. Bu, savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini ve Ukrayna'nın savunma stratejilerindeki adaptasyon ihtiyacını vurguluyor. Kiev ayrıca, Rus birliklerinin Zaporijya yakınlarındaki Kushuhum ve Komyshuvakha köylerine düzenlediği drone saldırısında üç kişinin yaralandığını ve bir eczane ile iki sivil aracın hasar gördüğünü bildirdi. Bu tür saldırılar, cephe hattının sivil yerleşim yerlerine ne denli yakın olduğunu ve günlük yaşam üzerindeki tehdidi gözler önüne seriyor.

Rusya cephesinden de önemli açıklamalar geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin askeri ihracat hacminin 2026 yılında önemli ölçüde artmasını beklediğini belirtti. Putin, 2026-2028 dönemi için Rusya'nın yabancı devletlerle askeri-teknik işbirliğini geliştirmeye yönelik yeni federal proje kapsamında ek destek tedbirlerinin getirildiğini vurguladı. Bu açıklama, Rusya'nın savunma sanayii kapasitesini güçlendirme ve küresel silah pazarındaki konumunu sağlamlaştırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Moskova'dan yapılan bir açıklamada, NATO'nun daha önce barışçıl olan Arktik gibi bölgelere 'çatışma unsurları' soktuğu iddia edildi. Bu, Rusya'nın NATO'nun doğuya doğru genişlemesine ve askeri varlığını artırmasına yönelik geleneksel eleştirilerinin bir devamı niteliğinde.

Nükleer güvenlik endişeleri de uluslararası gündemde önemli bir yer tutuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu, Hollanda ve 11 diğer ülkenin talebi üzerine Ukrayna'daki nükleer güvenlik risklerini görüşmek üzere özel bir oturum düzenledi. IAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, elektrik trafo merkezlerine verilen hasarın 'nükleer güvenliği tehlikeye attığını ve kaçınılması gerektiğini' vurguladı. Ukrayna Enerji Bakanı Denys Shmyhal ise Rusya'nın IAEA Yönetim Kurulu üyeliğinin askıya alınmasını talep ettiklerini ve ajansın tüzüğünde değişiklik girişimlerinde bulunduklarını açıkladı. Shmyhal, Rusya'nın Ukrayna nükleer santrallerine dış elektrik sağlayan trafo merkezlerini kasıtlı ve sistematik olarak hedef alarak 'nükleer güvenliğin yedi temel direğinden birini' ihlal ettiğini belirtti. Zaporijya Nükleer Santrali'nin savaş yıllarında 12 kez harici elektrik beslemesini tamamen kaybetmesi, bu endişelerin ne denli ciddi olduğunu ortaya koyuyor. Ukrayna, uluslararası toplumu Rosatom'a küresel yaptırımlar uygulamaya ve şirketle her alanda işbirliğini sınırlamaya çağırdı.

Ukrayna'nın doğusunda ise insani durum kötüleşmeye devam ediyor. Harkiv bölgesindeki yetkililer, Rus güçlerinin bölgedeki ilerleyişinin bir işareti olarak, Staryi Saltiv hromadasındaki yedi köyden (Bereznyky, Vyshneve, Hontarivka, Metalivka, Radkove, Zarichne ve Shyroke) çocuklu ailelerin zorunlu tahliyesini emretti. Harkiv Bölge Askeri İdaresi Başkanı Oleh Syniehubov, bu durumu 'hayat memat meselesi' olarak nitelendirerek, aileleri tehlikeli bölgeleri derhal terk etmeye çağırdı. Tahliye yollarının ve geçici barınma yerlerinin hazırlandığı, tahliye edilen ailelere iç göçmen statüsü ve insani yardım erişimi konusunda destek sağlanacağı bildirildi. Bu tür tahliyeler, savaşın sivil halk üzerindeki doğrudan ve acımasız etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Son olarak, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'daki barış görüşmelerine ilişkin yorumları dikkat çekiciydi. Trump, 'sekiz savaşı çözdüğünü' ancak Putin ve Zelenskyy'nin 'birbirlerinden nefret etmelerinin işleri çok zorlaştırdığını' belirtti. Bununla birlikte, 'bir anlaşmaya varmaya çok yaklaştıklarını düşündüğünü' ifade etti. Bu açıklamalar, ABD'nin olası bir arabuluculuk rolüne ilişkin beklentileri artırırken, liderler arasındaki kişisel ilişkilerin diplomatik süreçler üzerindeki karmaşık etkisini de gözler önüne seriyor. Avrupa Birliği'nin ise Ukrayna'nın 2027'de AB'ye katılımı konusunu 'barışın öncelikli olduğu' gerekçesiyle daha sonra ele almayı düşündüğü belirtildi. Tüm bu gelişmeler, Ukrayna'daki çatışmanın çok boyutlu ve hızla değişen bir jeopolitik manzara içinde devam ettiğini gösteriyor.