İkbari
Friday, 03 July 2026
Breaking

ABD, Çin ve Rusya: Küresel İnsan Hakları Sistemini Zayıflatmada Beklenmedik Müttefikler, HRW Uyarıyor

Örgütün raporu, uluslararası normları baltalamada büyük güçl

ABD, Çin ve Rusya: Küresel İnsan Hakları Sistemini Zayıflatmada Beklenmedik Müttefikler, HRW Uyarıyor
عبد الفتاح يوسف
2026-02-05 06:07
2

Küresel - Ekhbary Haber Ajansı

ABD, Çin ve Rusya: Küresel İnsan Hakları Sistemini Zayıflatmada Beklenmedik Müttefikler, HRW Uyarıyor

Human Rights Watch (HRW) tarafından yapılan sert bir uyarıda, genellikle rakip küresel güçler olan ABD, Çin ve Rusya'nın, küresel insan hakları sistemini baltalamada şaşırtıcı bir şekilde 'çıkar müttefiki' haline geldiği ortaya çıktı. Bu değerlendirme, örgütün yıllık dünya raporunun lansman etkinliğinde örgütün genel direktörü Philippe Bolopion tarafından yapıldı ve Bolopion, 2025'i dünya çapındaki insan hakları ortamı için kritik bir 'dönüm noktası' olarak nitelendirdi.

Rapor, bu üç ülke arasındaki beklenmedik yakınlaşmanın, Ocak 2025'te Donald Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla ABD yönetimindeki bir değişiklik, Çin ve Rusya'nın uluslararası siyasi aktörler olarak giderek daha agresif tutumu ve genel küresel demokratik erozyon gibi bir dizi faktörden beslendiğini öne sürüyor. Bolopion, bu ülkelerin birçok açıdan rakip olmalarına rağmen, uluslararası insan hakları sisteminin temelini oluşturan ilkeleri aşındırmada bir araya geldiklerini vurguladı.

Bolopion'a göre, Trump yönetimi göreve geldiğinden beri 'tüm insan hakları mimarisine tam bir saygısızlık' sergilemiştir. Amerika Birleşik Devletleri, bireyleri devlet suiistimallerinden korumak ve küresel adaleti teşvik etmek amacıyla bu sistemi tarihsel olarak inşa etmede etkili olmuştur. Ancak rapor, mevcut yönetimin bu temelleri aktif olarak zayıflattığını ve insan haklarının önemi konusunda dünyanın geri kalanına tehlikeli bir mesaj gönderdiğini savunuyor.

Human Rights Watch'ın küresel raporu, bu erozyonun somut örneklerini sunuyor. Karayipler ve Pasifik bölgelerindeki en az 120 kişinin ölümüyle sonuçlanan deniz saldırılarına dikkat çekiyor. Amerikan hükümeti, gemilerin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı güzergahlarında yer aldığını iddia ederek bu askeri operasyonları savunurken, HRW Amerika bölümü direktörü Juanita Gobertus, 'kaçakçı olmaları önemli değil. Onlar insan ve yargılanma hakları var' diyerek vurguladı. Uluslararası hukukun, iddia edilen suçlara bakılmaksızın 'insanları yok etmeyi' amaçlayan askeri operasyonlara izin vermediğini belirtti.

Ek olarak, rapor, Trump'ın kitlesel sınır dışı etmeleri ve aşırı sağcı Başkan Nayib Bukele liderliğindeki Venezuelalıların El Salvador'a gönderilmesini içeren baskıcı göçmen karşıtı politikalarını eleştiriyor. HRW'ye göre bu eylemler, mültecilerin ve göçmenlerin haklarına ilişkin uluslararası taahhütlerle keskin bir tezat oluşturuyor.

Rusya ile ilgili olarak Bolopion, ülkenin davranışını 'büyük ölçekli savaş suçları' işlemek ve uluslararası sahnede daha agresif bir şekilde kendini dayatmak olarak tanımladı. Rapor ayrıca, 2023'ten bu yana on binlerce kişinin ölümüne neden olan Sudan'daki devam eden iç savaşın yeterli uluslararası ilgiyi görmemeye devam ettiğini ve ABD tarafından büyük ölçüde göz ardı edildiğini, ABD'nin önceki bölgesel çatışmalardaki önemli tarihi rolüne rağmen belirtiyor.

Bu kasvetli tablo karşısında rapor, küresel demokrasileri otoriterliğin ilerlemesini durdurmak ve uluslararası insan hakları sistemini desteklemek için birleşmeye çağırıyor. Sunum sırasında Bolopion, Brezilya'nın 'Küresel Güney'de (gelişmekte olan ekonomilere atıfta bulunan bir terim) bir 'lider' olarak önemli rolünü vurguladı. Kanada, Fransa ve Güney Afrika da küresel insan hakları ilkelerini yeniden inşa etme ve sürdürmede kilit ülkeler olarak anıldı. Ancak örgüt temsilcileri, küresel liderlerin yeni Amerikan tutumuyla başa çıkmak için henüz etkili bir yol bulamadıklarına dair endişelerini dile getirdiler.

Genel direktör, 'dünya hala Donald Trump yönetiminin şokunda' olduğunu belirterek, birçok uluslararası aktörün hissettiği kafa karışıklığını ve belirsizliği yansıttı. Raporun genel olumsuz tonuna rağmen, otoriterliğe ve insan hakları ihlallerine meydan okuyan önemli sosyal seferberliklere de dikkat çekti. Bunlar arasında HRW, ABD göçmenlik politikasına karşı protestoları, Asya ve Afrika'daki Z kuşağı protestolarını ve Filistin yanlısı öğrenci gösterilerini göstererek, halk direnişinin insan haklarını savunmada güçlü bir güç olmaya devam ettiğini belirtti.

Etiketler: # insan hakları # ABD # Çin # Rusya # Human Rights Watch # Trump # otoriterlik # uluslararası hukuk # göç # Sudan