Эхбари
Monday, 02 February 2026
Breaking

Burkina Faso Cuntasından Partilere Yasak: Siyasi Hayat Durdu

Askeri yönetim, ülkedeki tüm siyasi partileri lağvederek iç

Burkina Faso Cuntasından Partilere Yasak: Siyasi Hayat Durdu
Ekhbary Editor
3 days ago
107

Burkina Faso - Ekhbary Haber Ajansı

Burkina Faso Cuntasından Partilere Yasak: Siyasi Hayat Durdu

Burkina Faso'da siyasi partiler, daha önce kamuya açık etkinliklerini düzenlemekten men edilmiş olsalar da, iç işleyişlerini sürdürme hakkına sahipti. Ancak, Perşembe günü askeri yönetim tarafından alınan yeni bir kararname ile bu durum tamamen değişti. Ülkenin askeri liderliğindeki hükümeti, aldığı bir kararla ülkedeki tüm siyasi partileri resmen feshettiğini duyurdu. Bu ani ve köklü karar, Batı Afrika ülkesindeki zaten hassas olan siyasi ortamı daha da karmaşık hale getirdi.

Hükümet sözcülerinin aktardığına göre, bu kararın temel gerekçesi, siyasi partilerin yol açtığı düşünülen olumsuzluklardı. Yapılan açıklamada, "Hükümet, siyasi partilerin yayılmasının suiistimallere yol açtığına, vatandaşlar arasındaki bölünmeleri körüklediğine ve toplumsal dokuyu zayıflattığına inanıyor" ifadeleri kullanıldı. Bu gerekçelendirme, cunta yönetiminin, ülkenin içinde bulunduğu istikrarsızlık ve güvenlik sorunlarının bir nebze de olsa siyasi rekabetten kaynaklandığına dair bakış açısını yansıtıyor. Bu çerçevede, siyasi partilerin faaliyetlerinin sona erdirilmesi, cunta tarafından toplumsal uyumu yeniden tesis etme ve devletin yeniden yapılanması çabalarının bir parçası olarak sunuluyor.

Kararnamenin detaylarına göre, siyasi partilerin tüzüklerini iptal eden, finansman kurallarını değiştiren ve muhalefet liderliği pozisyonunu kaldıran bir yasa tasarısı geçici konseye gönderilecek. Feshedilen partilere ait tüm varlıkların ise devlete devredileceği belirtildi. Bu durum, siyasi partilerin hem kurumsal yapılarının hem de mali kaynaklarının ortadan kaldırılması anlamına geliyor. Bu adım, sadece siyasi faaliyetlerin durdurulmasıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bu partilerin ekonomik ve kurumsal temellerini de hedef alıyor. Bu tür varlık transferleri, genellikle siyasi sistemlerde köklü değişikliklerin yapıldığı dönemlerde gözlemlenir ve yeni bir siyasi düzenin inşası sürecinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Öte yandan, darbe öncesinde Burkina Faso'da 100'den fazla kayıtlı siyasi parti bulunuyordu. 2020 seçimlerinin ardından parlamentoda 15 partinin sandalyesi vardı. Bu rakamlar, ülkenin nispeten hareketli bir siyasi yaşama sahip olduğunu gösteriyordu. Ancak, Eylül 2022'de Kaptan İbrahim Traore liderliğindeki cuntanın iktidara gelmesiyle birlikte, muhalefete yönelik baskılar arttı. Siyasi partilerin kamuya açık etkinliklerinin yasaklanması, bu baskıların ilk adımlarından biriydi. Şimdi ise tüm partilerin tamamen feshedilmesi, siyasi alanın ne kadar daraltıldığının bir göstergesi.

İçişleri Bakanı Emile Zerbo, siyasi faaliyetlerin durdurulması kararının, ülkenin çok partili sistemindeki yaygın suiistimaller ve işlevsizlikler sonrasında "devleti yeniden inşa etme" yönündeki daha geniş bir çabanın parçası olduğunu dile getirdi. Zerbo'nun bu ifadeleri, cunta yönetiminin, mevcut siyasi sistemin ülkenin ilerlemesine engel olduğunu ve radikal bir müdahale gerektirdiğini düşündüğünü gösteriyor. Bu tür söylemler, genellikle askeri yönetimlerin siyasi alan üzerindeki kontrolünü meşrulaştırmak için kullandığı argümanlar arasında yer alır. Ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik zorlukları ve ekonomik sıkıntılar göz önüne alındığında, cunta yönetimi bu tür kararlarla hem siyasi istikrarı sağlama hem de güvenlik güçlerini odaklandırma amacı güdüyor olabilir.

İbrahim Traore, Eylül 2022'de gerçekleştirdiği darbeyle, sadece dokuz ay iktidarda kalan askeri yönetici Paul-Henri Sandaogo Damiba'yı devirmişti. Damiba'nın kendisi de uzun süredir mevcut cunta tarafından sürgünden darbe planlamakla suçlanıyordu. Bu ayın başlarında Togo'dan ülkeye iade edilmesi, Traore yönetiminin gücünü pekiştiren bir gelişme olarak kaydedildi. Traore'nin iktidara gelmesi ve ardından gelen siyasi tasfiyeler, Burkina Faso'nun demokratikleşme sürecinde önemli bir gerileme olarak yorumlanıyor. Ülkenin gelecekteki siyasi rotası belirsizliğini korurken, bu tür kararların uluslararası toplum ve yerel halk üzerindeki etkileri de yakından takip ediliyor.

Bu kararın uzun vadeli sonuçları belirsizliğini koruyor. Bir yandan, cunta yönetimi, siyasi istikrarsızlığın kaynağı olarak gördüğü partileri ortadan kaldırarak ülkeyi daha güvenli bir yola sokmayı hedefliyor olabilir. Ancak diğer yandan, bu adım, sivil özgürlüklerin kısıtlanması ve demokratik süreçlerin sekteye uğraması endişelerini de beraberinde getiriyor. Burkina Faso'nun siyasi geleceği, bu tür otoriterleşme eğilimlerinin ne kadar süreceğine ve halkın bu duruma nasıl tepki vereceğine bağlı olarak şekillenecektir. Uluslararası aktörlerin ve bölgesel örgütlerin de bu süreçte nasıl bir rol üstleneceği merak konusu.

Ülkede yaşanan bu siyasi dönüşüm, genel olarak Sahel bölgesindeki istikrarsızlık ve güvenlik sorunlarının bir yansıması olarak da görülebilir. Bölgedeki birçok ülke, cihatçı grupların artan tehdidi, etnik çatışmalar ve ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Bu bağlamda, askeri yönetimlerin iktidara gelmesi ve siyasi alanı kontrol altına alma çabaları, bazı kesimlerce güvenlik endişelerine yanıt olarak algılanırken, diğerleri tarafından otoriterleşme ve demokratik kazanımların kaybı olarak görülüyor. Burkina Faso'daki siyasi partilerin tamamen feshedilmesi, bu karmaşık bölgesel dinamiklerin bir başka boyutu olarak öne çıkıyor.

Bu gelişmeler, aynı zamanda ülkenin uluslararası ilişkilerini de etkileyebilir. Demokratik değerlere ve insan haklarına vurgu yapan Batılı ülkeler, bu tür adımlara karşı eleştirel bir duruş sergileyebilir. Bu durum, Burkina Faso'nun dış yardımlarını ve uluslararası işbirliklerini de potansiyel olarak etkileyebilir. Cunta yönetiminin, uluslararası toplumun endişelerini giderecek adımlar atıp atmayacağı veya kendi yolunda ilerleyerek uluslararası izolasyon riskini göze alıp almayacağı, önümüzdeki dönemde yanıtlanması gereken önemli sorular arasında yer alıyor.

Sonuç olarak, Burkina Faso'daki siyasi partilerin feshedilmesi kararı, ülkenin siyasi manzarasında köklü bir değişikliğe işaret ediyor. Cunta yönetiminin güvenlik ve toplumsal uyumu yeniden tesis etme gerekçeleriyle attığı bu adım, uzun vadede ülkenin demokratik geleceği ve istikrarı açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu süreç, hem yerel halkın yaşamını hem de bölgesel dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor.