إخباري
الأربعاء ١٥ يوليو ٢٠٢٦ | الأربعاء، ١ صفر ١٤٤٨ هـ
عاجل

Küresel Hava Kirliliği 2021'de Sağlıksız Seviyelere Yükseldi: Yeni Rapor

IQAir raporu, şehirlerin %97'sinin ve tüm ülkelerin DSÖ hava

Küresel Hava Kirliliği 2021'de Sağlıksız Seviyelere Yükseldi: Yeni Rapor
Abd Al-Fattah Yousef
2026-03-20 03:48
1

Dünya - Ekhbary Haber Ajansı

Küresel Hava Kirliliği 2021'de Sağlıksız Seviyelere Yükseldi: Yeni Rapor

Küresel hava kalitesinin durumu hakkında ciddi bir uyarı, IQAir'in yeni raporunun yayınlanmasının ardından yapıldı. Kapsamlı analiz, 2021'de gezegen genelinde hava kirliliğinin sağlıksız seviyelere yükseldiğini ortaya koyuyor. Kentsel alanların ve ulusların ezici çoğunluğu, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen katı sağlık standartlarını karşılayamadı. Bu yaygın kirlilik, halk sağlığı, ekonomiler ve çevre için önemli tehditler oluşturuyor.

Dünya çapındaki çok sayıda izleme istasyonundan alınan hava kalitesi verilerini takip eden rapor, analiz edilen her ülkede ortalama yıllık hava kirliliğinin DSÖ'nün hava kalitesi yönergelerini aştığını buldu. Dahası, çalışmaya dahil edilen şehirlerin %97'si de bu kritik ölçütleri karşılayamadı. Eylül 2021'de güncellenen bu yönergeler, özellikle tehlikeli bir kirletici olan ince partikül madde (PM 2.5) konsantrasyonunu 10 ila 5 mikrogram/metreküp'e önemli ölçüde düşürdü. PM 2.5 partikülleri, akciğerlere derinlemesine nüfuz edebilir ve kan dolaşımına girerek çok çeşitli ciddi sağlık sorunlarına katkıda bulunabilir.

Raporda değerlendirilen 6.475 şehirden yalnızca 222'si DSÖ standartlarına uygun hava kalitesi elde edebildi. Bölgesel düzeyde, üç ayrı bölge yönergelere uyduğu için not edildi: Fransız toprağı Yeni Kaledonya ve ABD'ye ait Porto Riko ile ABD Virgin Adaları. Bu uyumlu bölgelerin azlığı, hava kalitesi krizinin yaygın doğasını vurguluyor.

Coğrafi olarak rapor, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'i, ortalama seviyelerin DSÖ yönergelerini en az on kat aştığı en ciddi hava kirliliğine sahip ülkeler arasında belirledi. Bunun tam tersine, İskandinav ülkeleri, Avustralya, Kanada, Japonya ve Birleşik Krallık en iyi hava kalitesine sahip ülkeler olarak tanındı. Ancak bu önde gelen ülkelerde bile ortalama kirlilik seviyeleri, DSÖ'nün önerdiği yönergelerin 1 ila 2 katı daha yüksekti.

Amerika Birleşik Devletleri'nde IQAir bulguları, 2021'de hava kirliliğinin DSÖ yönergelerini iki ila üç kat aştığını gösterdi. IQAir Kuzey Amerika CEO'su Glory Dolphin Hammes, bu endişe verici eğilimi birkaç faktöre bağladı. Ülkenin fosil yakıtlara olan kalıcı bağımlılığını, orman yangınlarının artan ciddiyetini ve farklı yönetimler arasında Temiz Hava Yasası gibi çevresel düzenlemelerin tutarsız uygulamasını vurguladı. Hammes, "Özellikle ulaşım için fosil yakıtlara olan ağır bağımlılığımız ve sıfır emisyonlu çözümlere geçiş yapamamız, büyük şehirlerde deneyimlediğimiz hava kalitesi üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip" dedi.

PM 2.5 maruziyetinin sağlık üzerindeki etkileri derindir. Fosil yakıtların yakılması, toz fırtınaları ve orman yangınları gibi kaynaklardan kaynaklanan bu mikroskobik partiküller, astım, kalp hastalıkları ve çeşitli solunum yolu hastalıkları dahil olmak üzere çok sayıda sağlık sorunuyla kesin olarak ilişkilendirilmiştir. DSÖ, 2016 yılında yaklaşık 4,2 milyon erken ölümün ince partikül madde maruziyeti ile ilişkili olduğunu tahmin ediyor. 2021 yönergeleri o yıl yürürlükte olsaydı, DSÖ yaklaşık 3,3 milyon daha az kirlilikle ilgili ölümün meydana gelebileceğini öngörüyor.

Rapor ayrıca, özellikle Afrika, Güney Amerika ve Orta Doğu'daki gelişmekte olan ülkelerdeki önemli veri boşluklarına da ışık tuttu. Bu bölgelerdeki hava kalitesi izleme istasyonlarının azlığı, kirliliğin gerçek boyutunu ve etkisini anlamada kritik bir boşluk bırakıyor. Hammes, "Verilere sahip olmadığınızda, gerçekten karanlıktasınız" dedi. Bu zorluklara rağmen, bazı bölgelerde iyileşmeler görüldü; Afrika ülkesi Çad, izleme ağındaki gelişmeler sayesinde raporun ilk kez dahil edildi. Ancak IQAir, Çad'ın hava kirliliği seviyelerinin Bangladeş'ten sonra dünyada ikinci en yüksek olduğunu buldu.

Daha olumlu bir not olarak, yüksek kirlilik seviyesine sahip ülkeler arasında yer almasına rağmen Çin, 2021'de hava kalitesinde iyileşme gösterdi. Analiz edilen Çin şehirlerinin yarısından fazlası, bir önceki yıla kıyasla daha düşük kirlilik seviyeleri bildirdi. Başkent Pekin, şehirdeki kirletici endüstrileri azaltmaya yönelik hükümet politikaları sayesinde beş yıllık bir süre boyunca hava kalitesinde iyileşme eğilimini sürdürdü.

Rapor, aynı zamanda, iklim değişikliğine karşı hayati bir savunma olarak görülen Amazon Yağmur Ormanı'nın geçen yıl emdiğinden daha fazla karbondioksit saldığını belirterek, kritik ekosistemlere yönelik analizini genişletti. Ormansızlaşma ve orman yangınları bu kritik ekosistemi ciddi şekilde tehdit ediyor, hava kirliliğine neden oluyor ve iklim değişikliğini şiddetlendiriyor. Hammes, "Tüm bunlar küresel ısınmaya yol açacak veya yol açan formülün bir parçasıdır" uyarısında bulundu.

Sonuç olarak, IQAir raporu, acil küresel eylem ihtiyacını vurgulayarak kritik bir uyandırma çağrısı niteliği taşıyor. Dünya çapındaki hükümetlerin daha sıkı ulusal hava kalitesi standartları uygulaması, daha temiz enerji kaynaklarına yatırım yapması ve halk sağlığını ve gezegenin geleceğini korumak için daha iyi hava kalitesini aktif olarak teşvik eden politikalar benimsemesi gerektiğini vurguluyor.

Etiketler: # Hava kirliliği # hava kalitesi # IQAir # DSÖ yönergeleri # PM 2.5 # halk sağlığı # iklim değişikliği # Hindistan # Pakistan # Bangladeş # ABD # orman yangınları