艾赫巴里
Sunday, 01 February 2026
Breaking

Standard & Poor's İtalya'nın Kredi Notunu Onayladı, Görünümünü Pozitife Yükseltti: Ekonomi Bakanı Giorgetti 'Çaba Karşılığını Veriyor' Dedi

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's, İtal

Standard & Poor's İtalya'nın Kredi Notunu Onayladı, Görünümünü Pozitife Yükseltti: Ekonomi Bakanı Giorgetti 'Çaba Karşılığını Veriyor' Dedi
Ekhbary Editor
1 day ago
91

Türkiye - Ekhbary Haber Ajansı

Standard & Poor's İtalya'nın Kredi Notunu Onayladı, Görünümünü Pozitife Yükseltti: Ekonomi Bakanı Giorgetti 'Çaba Karşılığını Veriyor' Dedi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), İtalya'nın uzun vadeli kredi notunu 'BBB+' olarak teyit ederken, ülkenin ekonomik görünümünü 'durağan'dan 'pozitif'e yükseltti. Bu karar, Roma'nın mali konsolidasyon ve yapısal reformlara yönelik adımlarının uluslararası piyasalarda olumlu yankı bulduğuna işaret ediyor. Kararın açıklanmasının ardından İtalya Ekonomi ve Maliye Bakanı Giancarlo Giorgetti, "İtalya'ya yönelik artan güvenin seyri durmaksızın devam ediyor. Çalışma karşılığını veriyor" açıklamasında bulunarak duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

S&P'nin bu kararı, İtalya'nın yüksek kamu borcuna rağmen ekonomik dayanıklılığını ve gelecekteki büyüme potansiyelini vurguluyor. Pozitif görünüm, kuruluşun önümüzdeki 12 ila 24 ay içinde İtalya'nın kredi notunu yükseltme olasılığını değerlendireceği anlamına geliyor. Bu durum, yatırımcı güvenini artırarak ülkenin borçlanma maliyetlerini düşürme potansiyeli taşıyor ve İtalya ekonomisi için önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

S&P Değerlendirmesinin Arka Planı ve Temel Gerekçeleri

New York merkezli derecelendirme kuruluşu, pozitif görünümün "uluslararası ticaretteki süregelen belirsizliğe rağmen, İtalya'nın çeşitlendirilmiş özel sektörünün cari işlemler fazlasını desteklemeye devam edeceği ve ekonominin dünyanın geri kalanına karşı net alacaklı konumunu iyileştireceği" beklentisini yansıttığını belirtti. Raporda ayrıca, kamu sektörünün net borçlanmasını kademeli olarak azaltması ve kamu borcunu 2028'den itibaren yavaş bir düşüş eğrisine sokması gerektiği vurgulandı. Bu değerlendirme, İtalya'nın ihracata dayalı özel sektörünün gücünü ve dış şoklara karşı direncini ön plana çıkarıyor.

S&P analistleri, İtalya'nın bütçe açığı/GSYH oranının 2026'da GSYH'nin yüzde 3'ünün altına düşmesini ve sonraki yıllarda marjinal olarak azalmasını bekliyor. Raporda, ülkenin 2024'ten itibaren birincil fazlalar kaydetmeye başlayacağı belirtiliyor. Bu, faiz ödemeleri hariç bütçenin fazla vereceği anlamına geliyor ki bu da borç sürdürülebilirliği açısından kritik bir gösterge. Ancak, "Süperbonus" olarak bilinen inşaat teşvik programından kaynaklanan nakit çıkışlarının 2026 ile 2028 arasında bütçe dengesini etkilemeye devam edeceği, ancak etkilerinin kademeli olarak azalacağı ve 2028-2029'a kadar tamamen ortadan kalkacağı öngörülüyor. Bu durum, hükümetin Süperbonus'un maliyetini yönetme ve bütçe üzerindeki etkisini sınırlama çabalarının olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor.

Kuruluş, İtalya'nın 2025'te GSYH'nin yüzde 136'sı olarak tahmin edilen yüksek kamu borcunun 2027'ye kadar hafifçe artacağını, ancak ardından kademeli bir düşüş aşamasına gireceğini tahmin ediyor. Bu, Avrupa Birliği'nin sıkı mali kurallarına uyum ve sürdürülebilir bir borç patikası oluşturma açısından büyük önem taşıyor. Hükümetin, bütçe açığını azaltma ve borç stokunu kontrol altına alma yönündeki kararlılığı, S&P'nin pozitif kararında etkili olan faktörlerden biri.

Siyasi Rekabet ve Reformların Geleceği

S&P raporunda, Aralık 2027'de yapılacak genel seçimler öncesinde hem iktidar koalisyonu içinde hem de muhalefet partileri arasında siyasi rekabetin yoğunlaşmasının muhtemel olduğu belirtiliyor. Kuruluş, bu durumun siyasi hırsı ve önemli yapısal reformların kapsamını sınırlayabileceğini öngörüyor. Ancak, 2026'daki yerel seçimlerin ulusal politikayı önemli ölçüde etkilemesinin olası olmadığı da ifade ediliyor. Bu değerlendirme, İtalya'nın siyasi istikrarsızlık geçmişi göz önüne alındığında, reformların uygulanmasındaki potansiyel zorluklara dikkat çekiyor.

Analistler, Başbakan Giorgia Meloni'nin seçim yasasında, yönetilebilirliği artırmak için daha güçlü bir çoğunluk primi de dahil olmak üzere değişiklikler açıkladığını ekledi. Ancak, sınırlı destek ve anayasal engeller nedeniyle bu değişikliklerin onaylanma olasılığının belirsizliğini koruduğu belirtiliyor. Meloni hükümetinin, ülkenin kronikleşmiş siyasi istikrarsızlık sorununu çözme ve daha etkin bir yönetim sağlama çabaları, ekonomik reformların başarısı için kritik öneme sahip.

Bütçe Konsolidasyonu ve Gelecek Projeksiyonları

S&P, İtalya'nın bütçe konsolidasyonunun doğru yolda olduğunu belirtiyor. Kuruluş, bütçe açığının 2025'teki tahmini yüzde 3,0'tan 2026'da GSYH'nin yüzde 2,9'una marjinal olarak düşeceğini tahmin ediyor. Bu iyileşmenin, bankalar ve sigorta şirketleri üzerindeki olağanüstü vergiler, KDV'nin daha sıkı uygulanması, kısa süreli kiralamaların ve yüksek net değerli kişilerin vergilendirme rejimlerindeki değişiklikler gibi önlemlerin, orta gelirli kişiler için gelir vergisi kesintileri, işveren sosyal güvenlik katkılarının azaltılması ve düşük gelirli kişilere verilen destekleri büyük ölçüde dengelemesiyle gerçekleşeceği belirtiliyor. Kuruluş, daha sonraki dönemde bütçe açığının 2029'a kadar GSYH'nin yüzde 2,7'sine düşeceğini öngörüyor.

Bu detaylı projeksiyonlar, İtalyan hükümetinin mali disiplini sağlama ve bütçe hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığını ve uyguladığı çeşitli mali tedbirlerin etkisini gözler önüne seriyor. Özellikle vergi reformları ve harcama kontrolleri, ülkenin mali sağlığını iyileştirmede kilit rol oynuyor. S&P'nin bu olumlu değerlendirmesi, İtalya'nın Avrupa Birliği'ndeki mali yükümlülüklerini yerine getirme ve uzun vadeli ekonomik istikrarını sağlama yolunda önemli adımlar attığını gösteriyor.

Sonuç olarak, Standard & Poor's'un İtalya'nın kredi görünümünü pozitife yükseltmesi, ülkenin son dönemdeki ekonomik ve mali politikalarının uluslararası alanda karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu karar, İtalya için uluslararası yatırımcıların güvenini tazeleyerek, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve gelecekteki reformlar için zemin hazırlayacak önemli bir gelişmedir. Ancak, siyasi istikrarın korunması ve yapısal reformların kararlılıkla sürdürülmesi, bu olumlu ivmenin devamlılığı için hayati önem taşımaktadır.